Delik Kümelerinden Neden Bu Kadar Korkuyoruz? - özeldersci

son haberler

Post Top Ad

12 Temmuz 2017 Çarşamba

Delik Kümelerinden Neden Bu Kadar Korkuyoruz?


Düzensiz delik kümelerinden oluşan fotoğraflara eminim daha önce rastlamışsınızdır.

Birçoğunuz tiksinmiş, bazılarınız ise '' Amaaan, bu da korkulacak iş mi yani. '' diyerek rahatlığını belli etmişti.

Ama şimdi gelelim Tripofobi adı verilen bu hastalıktan neden korktuğumuza. 

Sahi neden korkuyoruz ki? 


SIFIRDAN MATEMATİK ÖĞRENİN

İşte yanıtı! 

Devamı haberimizde....







Bilim insanları, düzensiz delik kümeleri, baloncuklar, sünger delikleri gibi şekillerden korkmanın ya da tiksinmenin sebebini köklü bir şekilde araştırdılar.

Tripofobi olarak adlandırılan ve delikler dahil olmak üzere yuvarlak şekil kümelerinden tiksiniyor olmamızın bir sebebi elbette vardı, fakat ne olduğu bilinmiyordu. İnternetin gittikçe yaygınlaştığı modern çağda, bu tip rahatsızlıkların ne kadar büyük kitleleri etkilediği daha rahat anlaşılır oldu. Haliyle değişen gündemler, bilimsel araştırmaların da seyrini değiştiriyor. 

İnternet ortamında bu tip görsellerin nispeten çok daha rahatsız edicilerini görmeniz mümkün. Biz gene de hafif olanını seçelim dedik:


Bu görüntüden rahatsız olmuş olabilirsiniz. Ama bundan daha ötesi gizli bu fotoğrafta. Fotoğraf başka işaretlerde veriyor size aslında.


Eğer yukarıdaki görüntüden rahatsız oluyorsanız ve tiksiniyorsanız, bulaşıcı hastalık ya da parazitlenme ya da enfeksiyon kapma kaygılarıyla yaşıyorsunuz demektir. Söz konusu rahatsızlığı tetiklemek amacıyla yapılmış çeşitli plastik makyajlı görüntüler bulunuyor ve bunlar internet ortamında yayıldıkça, tripofobi rahatsızlığı da tetikleniyor. 

Araştırmaya ayrıca tripofobiden şikayetçi olmayan 300'den fazla üniversite öğrencisi de katıldı. Katılımcılara kabaca yuvarlak şekil kümeleri içeren on altı gerçek nesnenin fotoğrafları gösterildi; bunlardan sekizinde döküntü izleri, çiçek hastalığı izleri veya keneler vardı, geriye kalan sekiz fotoğraf ise doğal ortamdan seçilmiş lotus çiçeği gibi örnekler içeriyordu. Her iki grup da hastalığa bağlı görüntüleri rahatsız edici bulduklarını belirtti. Yalnızca deneme odaklı grup, doğal ortamlardan seçilmiş görüntülerin son derece kötü olduklarını belirttiler.



Önceki araştırmalar, bu durumun mavi halkalı ahtapot gibi zehirli hayvanlarda da bulunabilecek evrimsel bir yatkınlıkla bağlantılı olabileceğini öne sürüyorlardı. Ancak yeni çalışma bunun yerine psikolojik etmenleri öne sürmüş oldu.


Evet haberimizden bu kadar. Başka yazılarda buluşmak dileğiyle. Kendinize iyi bakın. Bu haberimizi burada sonlandırıyoruz...

Post Top Ad