Bankalar Nasıl Bu Kadar Çok Para Kazanıyolar - özeldersci

son haberler

Post Top Ad

20 Ağustos 2017 Pazar

Bankalar Nasıl Bu Kadar Çok Para Kazanıyolar


Bankaların gelir kaynağı yalnızca faiz değil.
Bankalar günümüzde insanlar yeni bir iş kuracaklarında,ev alacaklarında,araba alacaklarında veya başka bir finasal desteğe ihtiyaç duyduklarında bu yardımı finansal açıdan veren kurumlardur.

Diğer bir değişle yasal hırsızlık.

Peki bu bankalar bu sömürmeyi nasıl başarıyorlar.


Ekonominin ve para döngüsünün sadece bel kemiği değil tüm iskeletini oluşturan bankalar, ellerinde bulunan sermaye rezervlerini satarak para kazanıyorlar. 





Tabii genel olarak herkes tarafından bilinen işleyiş yöntemi ise tamamen faiz üzerine kurulun olması. Ancak madalyonun diğer yüzünde bankalar için tek gelir kaynağının faiz uygulamaları olmadığı gerçeği var. 

Kısmi Rezerv Sistemi adı verilen paradan para kazanma sistemi sayesinde eknomi bu şekilde hareketlenebiliyor ve hatta insanlar bu şekilde ev ve ya araba satın alabiliyorlar.

Sistemin nasıl çalıştığını anlatmadan evvel şunları bilmeniz gerek:

Kısmi Rezerv Sistemi sayesinde bankalar ellerinde bulunan parayı 9’a katlayabiliyor.

11 Haziran 1930 tarihinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası, ülkemizde faaliyet gösteren tüm özel bankaların bankasıdır. 

Diğer bir deyişle bankaların anasıdır ve özel bankalar faaliyetlerine devam etmek için bu kuruma değer kazandırmak zorundadır.

Bankalarda bulunan paralarımız bankanın kendi kullanımına ve para alışverişine açıktır. Yani bankalar paramızdan para kazanabilir ve bunu hesap dahi açtırırken kabul etmiş oluruz.

KRS Sistemini basit bir örnekle açıklayalım:
Hikayemizin kahramanları: X bankası, X bankasının Merkez Bankası hesabı, para döngüsüne ihtiyaçları doğrultusunda dahil olan birkaç vatandaş.



X Bankasına giden bir vatandaş hesabına 10 TL para yatırıyor. Bu durumda X bankasının kaynak miktarı 10 TL oluyor.

X Bankası kaynaklarının -biraz yuvarlayarak söylüyoruz- yaklaşık %10’unu Merkez Bankası hesabında tutmak zorundadır. 

Bu durumda X Bankasının kaynakları 9 TL oluyor.
Ev almak için krediye ihtiyaç duyan A vatandaşı, X Bankasına gidip 9 TL ihtiyaç kredisi çekiyor. 

Böylece bankada para kalmıyor diye düşünmeyin, çünkü aynı anda bu işlemi yapan yüz binlerce insan var. 

Fazla karıştırmadan örnekten devam ediyoruz.
Krediyi çeken A vatandaşı 9 TL’lik miktarı belirli bir zaman içerisinde bankaya geri ödeyeceğine dair söz veriyor. 

Bu durumda X Bankası’nın 9 TL alacağı bulunuyor (hatta faizle daha fazla).

Evini alan A vatandaşı parasını evi aldığı B vatandaşına veriyor, B vatandaşı 9 TL’yi X Bankasındaki hesabına yatırıyor. 

X Bankası 9 TL’lik kaynağı havadan üretmiş oldu.
X Bankası eline geçen “yeni” kaynaktan tekrar 1 TL’yi Merkez Bankası hesabına yatırıyor. Elinde 8 TL varlığı kalıyor.

Kamyon almak için krediye ihtiyaç duyan B vatandaşı X Bankasına gidip 8 TL kredi çekiyor ve kamyon satın alıyor. 

racın eski sahibi ise elindeki 8 TL’yi X bankasındaki hesabına yatırıyor. Böylece X bankası 8 TL’lik kaynağı havadan yaratmış oluyor ve 8 TL alacaklı konuma geliyor.

X Bankası tekrar Merkez Bankası Hesabına 1 TL’lik kaynak ayırıyor ve satıp değerlendirebileceği 7 TL’lik kaynakla hizmet vermeye devam ediyor.

C vatandaşı bir otomobil ihtiyacı için X Bankasından 7 TL’lik kredi çekiyor, otomobilini alıyor. 

Otomobilin eski sahibi parasını bankaya yatırıyor ve X Bankası 7 TL’lik kaynağı havadan yaratmış oluyor ve bankanın 7 TL alacağı bulunuyor.

İhtiyaçlarını giderip kredilerini geriye ödeyecek vatandaşların bankaya kazandıracakları toplam miktar: 7+8+9 = 24 TL 

Bankanın Merkez Bankası payını ödedikten sonra satabileceği 6 TL bulunuyor ve ödenen kredi borçları ve faiz uygulamaları kaynağı sürekli beslemeye devam ediyor. 

X Bankası 3 vatandaşı ihtiyaçlarına kavuşturup kaynaklarını arttırırken aynı zamanda Merkez Bankası’na da 3 TL değer kazandırmış bir şekilde durumdan zaferle ayrılıyor.

Post Top Ad