195 Milyon Yıllık Keşif ! - özeldersci

son haberler

Post Top Ad

5 Şubat 2017 Pazar

195 Milyon Yıllık Keşif !


Yaklaşık 200 milyon yıl önce, bir dinozorun fosilinde saklanan ve günümüze kadar bir şekilde korunan yumuşak doku örneği, şimdiye kadar keşfedilen en yaşlı proteinleri bünyesinde barındırıyor.

SIFIRDAN MATEMATİK ÖĞRENİN

Bilim insanları, kemikleri ve diğer sert maddeleri fosillerden çıkarmayı başarırlarsa, organik madde atıklarını keşfedebiliyor. Ancak şu kadar hiçbir organik atık, dün erken saatlerde kamuoyu ile paylaşılan yumuşak doku ve içerdiği protein yapılarının yaşı kadar etkileyici değil. Bir dinozor fosili üzerinde keşfedilen yumuşak doku 195 milyon yıldan daha yaşlı.





2009'da bir bir dinozorun uyluk kemiklerinde bulunan kollajen yapılar, 100 milyon yıldan yaşlıydı ve dinozorların biyolojini incelemek için mükemmel bir örnekti.

Yeni araştırma ise, Toronto Üniversitesi'ndeki bir grup bilim insanı tarafından gerçekleştirildi. İnceleme, Çin'in güneybatısındaki gezinen uzun boyunlu otçul bir dinozor Lufengosaurus'unda kaburgasına yoğunlaştı. Sonuçta, 195 milyon yıldır özenle saklanan yumuşak doku yardımıyla, kollajen ve diğer proteinler açığa çıkarıldı.

Araştırmacılardan biri olan paleontolog Robert Reisz "Bu proteinler, hayvan yumuşak dokularının yapı taşlarıdır ve bu kadar iyi korunmaları bilim insanları için olağanüstü bir şey." ifadelerini kullanıyor..

Araştırmacılar, Çin ve Tayvan'daki meslektaşlarının yardımıyla fosil örneklerini analiz etmek için bir Senkrotron makinesi (parçacık demetinin bir veya daha fazla RF alanlarla hızlandırıldığı ve mıknatıslarla sabit yarıçaplı bir yörüngede tutulduğu dairesel hızlandırıcı. İlk Senkrotron cihazı, 1952 yılında Sir Marcus Oliphant tarafından geliştirildi) kullandılar.


Cihaz, örnekleri kirletme riskine girmeden, materyalleri(kolajen ve demir açısından zengin proteinleri) tanımlamak için kızılötesi spektroskopi veya hedef ışık demetleri kullandı.

Normal şarlarda; bu tür kollajen bulgularını saptamak için, fosilleşmiş kemiğin son kısmının da ayıklanması gerekirdi. Araştırmanın arkasındaki ekip ise saldırgan olmayan ve kemiklere zarar vermeyen Senkrotron yaklaşımını tercih etti. Bu yaklaşım sayesinde, gelecekte çok daha fazla organik yapı keşfedilebilecek. 

En basit yumuşak doku materyalini bulmak bile kolay değildir, zira yumuşak dokular, doğaları gereği zeminlerde kolayca bozulur, geride sadece kemikler kalır. Saldırgan tutum tüm kemikleri çıkarmayı önerir ama risk çok büyüktür; bu işlem sırasında yumuşak doku zarar görebilir ve geriye saptanacak bir şey kalmaz. Senkrotron cihazı ise kazıma eylemlere gerek duymaz.

Bilim insanları, söz konusu kollajenin ve diğer protein yapı taşlarının nasıl bu kadar uzun süre hayatta kalabildiği konusunda emin değiller. Araştırma grubu, kan damarlarının materyali izole eden "kapalı bir odanın" oluşumuna yardım ettiğini varsayıyor. Teoriye göre; bu durum, kaburga kemiklerinden akan kandaki hematitten(kan taşı olarak da bilinen demir minerali) kaynaklanabilir. Ne var ki, araştırmayı zenginleştirmek için zamana ihtiyaç var.

Webtekno

Post Top Ad