728x90 AdSpace

  • son haberler

    Blogger tarafından desteklenmektedir.
    11 Kasım 2016 Cuma

    Beynimizin %10'u Kullandığımız Gerçek mi?


    Bu zamana kadar beynimizle ilgili doğru olduğunu sandığımız birçok asparagas bilgilerle karşılaştık. Peki işin aslı ne, gerçekten de beynimizin %10’unu mu kullanıyoruz?

    SIFIRDAN MATEMATİK ÖĞRENİN

    Çoğumuz, beynimizin yalnızca %10’unu kullandığımızı ve geride kalan %90’lık kısmı da kullanmaya başladığımızda çok daha zeki, başarılı ve yaratıcı olacağımız umudunu taşır. O zaman hemen söylenmesi gereken şeyle başlayım makaleye: Bu bilgi ne yazık ki doğru değil.

    Öncelikle şunu tartışmamız gerekiyor, bu neyin %10’u? Eğer bahsedilen konu beynin %10’luk bölgesiyse bu tez hemen çürütülebilir. Zira nörologlar, MRI tekniğiyle insan bir şey düşünürken ya da yaparken beynin hangi bölümlerinin harekete geçtiğini gözlemleyebiliyorlar. Örneğin yumruğunuzu sıkıp gevşetmek, beyninizin %10’undan daha büyük bir bölümünü harekete geçiriyor. Aslında hiçbir şey yapmadığımızda (yani stabil bir şekilde durduğumuzda) dahi beynimiz hep meşguldür; nefes almak, kalp atışları, yapılan ve yapılacak şeylerin hafızaya atılması…

    Eğer %10, beyin hücrelerinin sayısını ifade ediyorsa bu da yanlış bir inanış. Çünkü sinir hücreleri işlevini gerçekleştiremeyecek duruma geldiğinde ya ölür ya da yakındaki diğer bölgelerin istilasına uğrar, yani öyle boş boş durmaz. Bunlar değerli hücrelerdir ve kaynak tüketimi bakımından büyük bir tüketici olan beynimiz için çok önemlidirler. 

    Peki hem psikolojik hem de biyolojik olarak asılsız bir temele dayanan bu görüş, nasıl oldu da neredeyse tüm dünyada yaygınlık kazandı? Bununla ilgili tarihten bazı anekdotlar mevcut. Örneğin Amerikalı fizyolog ve filozof William James, 1908 yılında yazdığı The Energies of Men adlı kitabında, “zihinsel ve fiziksel kaynaklarımızın çok küçük bir kısmını kullanıyoruz” şeklinde bir cümle kullanmıştır fakat burada ne beyinden ne de bir orandan söz etmiştir.  



    Bu kavramı daha net kullanan ise Dale Carnegie olmuştur. Yazarın 1936 yılında yazdığı Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı kitabının önsözünde, beynin %10’luk diliminin kullanılabildiğinden bahsediliyor. Çoğu kimse de bunu Albert Einstein’ın söylemiş olduğunu belirtiyor fakat şimdiye kadar böyle bir alıntıya rastlanılmamış.

    Bu yanlış anlamayı çürütecek iki şey daha var. Beyindeki hücrelerin %90’ı, gliyal hücreler adındaki destek hücrelerinden oluşur. Bunlar beynin beyaz olan kısmını oluşturur ve geri kalan %10 oranındaki nöronlara, yani düşünmeyi gerçekleştiren kısma fiziksel ve besinsel olarak destek verir.

    Bir de beyin taraması sonucu gerçeküstü özellikleri ortaya çıkan hastalar var. 1980 yılında John Lorber isimli bir İngiliz çocuk doktorunun Science dergisinde yazdığı makalede, bazı hidrosefali (suyun beyninde toplanma hastalığı) hastalarının yeterli beyin dokusu kalmadığı halde işlevini hala kaybetmemiş olduklarını gözlemlediğinden bahsetmişti. Bu, sağlıklı olanların beyinlerini ekstra kullanma yeteneğini değil, sadece olağanüstü durumlara adapte olmanın örneği olarak betimleniyor.

    webtekn


























    etiketler:Beynimizin %10'u Kullandığımız Gerçek mi?
    • Blogger Comments
    • Facebook Comments

    0 yorum:

    Yorum Gönder

    Item Reviewed: Beynimizin %10'u Kullandığımız Gerçek mi? Rating: 5 Reviewed By: R'leri Söyleyemeyen Gitarist
    Scroll to Top