Matematik öğrenmek - özeldersci

son haberler

Post Top Ad

28 Şubat 2017 Salı

Matematik öğrenmek


Matematik dersi gerçekten bu kadar zor, anlaşılmaz, sevilmez hatta daha da ileri götürürsek sıkıcı , gereksiz ... vs. bir ders midir?

Eğer böyle değilse neden mevcut durum söz konusu ?
Neden öğrenciler bu kadar bu dersle sorun yaşıyorlar? 

Öğrenemiyorlar, zayıf alıyorlar, başaramıyorlar?

MATEMATİK ARTIK ÇOK KOLAY

Matematikle iligli yukarda saydığımız ve benzer sorulara bu yazımızda cevaplar bulmaya çalışacağız.

Sistem, içerik ve ne yapılması gerektiği noktasında beyin fırtınası yapmaya çalışıcaz.




Öncelikle bu sorunun ana nedenlerinden biri mevcut eğitim sistemidir.

6-7 yaşında okula başlayan öğrencilerimiz okuma yazma ve temel bilgileri bir şekilde öğrenmekte ama orta okul yıllarına geldiklerinde sorunlar başlamaktadır.

Eğitimin ilköğretim kısmında çok ciddi problemler söz konusudur. Görüştüğümüz bir çok ilköğretim öğretmeni, sınıfta kalmanın pratikte olmadığından bahsetmektedirler.

Öğrenciler de bunun farkında olduklarından ve derse ilgi göstermemekte "nasıl olsa sınıfı geçerim" anlayışı ile ve ders çalışmak yerine yapabilecekleri çok daha zevkli işlere yönelerek,  müfredatın gerektirdiği bilgilerin birçoğundan yoksun mezunlar olarak liseye başlamaktadır.

Öğretmenler de zayıf verme ve sınıf başarısının düşmesi ile ilgili resmi prosedürlerle uğraşmak istemediğinden ayrıca başarısız gözükmemek için öğrencileri belki de haketmedikleri notlar ile geçirmektedirler.

Sistem ve yoğun müfredat problemleri nedeni ile  "okuma yazma bile bilmeyen" öğrenciler bile liseye gelmektedir.

Liseye gelen bazı öğrenciler bırakın matematiği , doğru dürüst okuma yazma bile bilmediğinden, özellikle meslek liselerinde seviyesi çok düşüklerden oluşan bir prototip ortaya çıkmakta, bu da öğretmenlerin ellerini kollarını bağlamakta adeta çaresiz bırakmaktadır.

Düşünün öğrenci anaokulu da katarsak 9 sene civarı , 9 koca sene eğitim görüyor ama okuma yazmada, en temel bilgilerde bile sorun yaşıyor.

Öğretmenler; normalde ilköğretim müfredatını bilmesi gereken ama hiçbir şey bilmeyen öğrenci yığınına karşın pek de bir şey yapamamaktadırlar. Zira bitirmeleri gereken, yükümlü oldukları bir müfredat var ve anlatmak mecburiyetindeler, diğer tarafdan her sınıfta az veya çok seviyesi iyi veya fena olmayan öğrenciler de var ve gidip ilkokul-ortaokul bilgilerini anlatmak onları da hakkını yemek anlamına geleceğinden ortada ciddi bir kısır döngü oluşmaktadır.

Öğrenciler ders dinlememe ve çalışmama alışkanlıklarını sürdürmekte, bir de buna maddi ve teknik imkansızlıklar ile kalabalık eklenince ortaya sorunu bir eğitim modeli çıkmaktadır. 

Pek çok iyi öğrenci de hedefsiz, tembel öğrenci yığını içinde kaybolup gitmektedir.

Dolayısı ile genel eğitim sorunlarının ana nedenlerinden olan bu durumun çözümü ilköğretimde çalışmayan öğrencilerin sınıfta kalmamasına, aşırı yoğun müfredata ve kalabalık sınıflara bağlıdır.

Sınıf mevcutları 20 ler civarına mutlaka inmelidir.


Sınıf kalabalık olunca sınıfa hekimiyet, gürültü, birebir ilgilenme vs gibi olumsuz durumlar kaliteyi de düşürmektedir.

Liselere veya üniversitelere girişte ders notlarının etkili olması da ayrı bir sorundur.

Öğretmenlik hayatımda  matematiği zayıf olan bir öğrencinin öğretmeni değişince matematiğinin kısa sürede birden bire yükseldiğine sık sık rastladım.

Kişisel, subjektif değerlendirmelerin dikkate alınıp öğrencilerin geleceği ile oynanması bence çok ama çok yanlıştır. 

Çünkü klasik yazılılarda öğretmenin hata payı, değerlendirme farklılığı eşitliği bozmaktadır.
Hatta daha da ileri götüreyim; bir öğretmen aynı yazılı kağıdını farklı psikolojilerde okusa farklı notlar verir.

Ancak bu sorunun çözümü ortaokul ve liselerde çok kapsamlı merkezi sınavların yapılmasıdır ki hem herkese aynı sorular sorulsun hem de aynı şartlarda değerlendirilsin.

Her kurumda disiplin ve ödül vardır, yani klasik-ödül ceza sistemi sürmektedir, aksi halde o kurumda sistemi oturtamazsınız , sistem işlemeyecektir başıboşluk hüküm sürecektir. 

Ama eğitimde gitgide uygulamalar işin ceza kısmını ortadan kaldırmakta, bunun çok iyi bir şekilde farkında olan öğrenciler de duruma göre hareket etmekte eğitimden uzaklaşmaktadırlar. 

Öğretmenlerin elleri kolları ceza noktasında bağlı olduğundan sınıfa hakim olmaları zorlaşmakta ve bunun sonucu olarak da sınıf düzenini bozan birkaç kişiye ileriki zamanlarda diğer öğrenciler de ayak uydurup nispeten sıkıcı olan ders yerine daha zevkli olan karmaşa, gürültü , yaramazlık hakim olmaktadır.


Halbuki düzeni bozan öğrenci gerekli, caydırıcı cezayı baştan alsa bu durum ortaya çıkmayacaktır ve belki de en iyi ceza öğrencinin sınıfta kalmasıdır ama bu da malesef pratikte ilköğretimde yoktur, lisede  vardır ama sık sık çıkan aflarla bertaraf edilmektedir.

Dolayısı ile ortaya hayata hazır olmayan, hiçbir şey bilmeyen, mesleği hedefi olmayan, amaçsız, şuç işleme potansiyeline sahip, emek vermeden bir şeyler elde etmeye alışmış sorunlu gençlik tipi çıkmaktadır.


Son yıllarda bilgisayar, internet gibi kavramların okulllarımızda yaygınlaşması elbette sevindiricidir ve iyi niyetli yatırımlardır, fakat burada da kullanılan teknolojik aletlerin kalitesi, bu teknolojik aletleri kullanıp öğretim yapacak öğretmenlerin bir çoğunun teknolojiden  bihaber oluşları çözülmelidir.

Şu ana dek anlattığımız genel sorunlar matematik gibi tüm dersleri de etkilemektedir ve ülkemizin sistem ve yönetim anlamında daha çooook alması gereken yol olduğunu göstermektedir.

Elbette bu yaklaşımların sayısı artırılabilir , basın-yayının kötü içerikleri nedeni ile gençliğin olumsuz yönlendirilmesi, ailenin evladı ile yeterinde ilgilenmemesi vs. özellikle tv yayınları hepimizi dolayısı ile öğrencilerimizi de olumsuz etkiliyor ve hazine değerindeki zamanımızı da boşu boşuna harcamamıza sebep oluyor. İnternetin etkisini de unutmamak gerekli tabi ki.


Evet, artık daha matematiğe özel nedenlere geçmek istiyorum.


Matematiğin öğrenilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir ama temel bilgiler çok önemlidir.

Örneğin ortaokul coğrafya bilgilerini hiç hatırlamayan bir öğrenci lise 1 coğrafya dersinde pekala başarılı olabilir. 

Sadece  o yıl gördüğü dersleri iyi çalışarak sınavlardan iyi notlar alıp dersi geçebilir. Derse aktif olarak katılabilir ama matematik için aynı şeyi söyleyemeyiz. 6-7-8. sınıf bilgilerinden yoksun bir öğrencinin lise 1 de başarı şansı yoktur. 

Çünkü lise 1 dersleri tamamen ortaokulda, hatta diğer ilköğretim sınıflarında aldığı temel bilgilere dayanmaktadır.

Fakat yukarıda genel başarısızlık irdelemesindeki durum söz konusu olduğundan öğrencilerin büyük bir kısmı bu temel bilgilerden yoksun liseye başlamaktadır. 

Artık lisede bir öğrencinin aklı başına gelse, düzenli ders çalışmaya başlasa bile sayısal derslerde ve özellikle matematikte başarı kolay kolay gelmeyecektir sebebi de temel eksikliğidir. 

Dolayısı ile burada şu sonuç ortaya çıkmaktadır; matematikte eğitiminde ilk adım temel bilgilerdir.
Öğrencinin temelinde problem varsa her şey bir kenara bırakılmalı, ilk önce bu temel öğrenciye verilmelidir. 

Temel, matematiğin alfabesidir adeta, tüm konularda bu temel gerekir. 

Peki nedir temel konular? Diyecek olursanız; 

·  Dört işlem (toplama, çıkarma, çarpma, bölme, basamak ifadeler, dört işlem içeren karışık ifadeler, ondalıklı sayılar, kesirler),

·  Üslü sayılar, köklü sayılar, çarpanlara ayırma,

·  1. dereceden bir ve iki bilinmeyenli denklemler diyebiliriz.

Bu konularda öğrenci gerçekten iyi olursa, diğer konularda da çalışması halinde başarılı olabilir ama temel konularda başarısız olursa hiç bir konuda başarılı olamaz.




Öğrenci temel konularla olan problemi halledebilirse - ki bu öğretmen kadar öğrenciye de bağlıdır ve burada en etkili yol özel derstir, okuldaki veya dershanedeki öğretmenin bu konuları ayrıntılı anlatması beklenemez- dersi de anlamaya başlayacak, derste sıkılmayacak daha da motive olacaktır.

Ama herkesin özel ders alma imkanı da yoktur bunu düşünerek “sıfırdan matematik” projesine başladık ve bu proje tamamen sıfırdan başlayan 544 sayfalık bir kitap, her sayfanın video dersi ile oluşan 450 videoluk sıfırdan ileri dereceye video eğitim ve kitabın tamamının çözümünden oluşuyor. 

Öğrenci kitabı eline alıp günde 2 saat çalışma ile videoları takip ederek takıldığı yerlere de kitabın çözümüne bakarak 1.5-2 ayda bambaşka bir matematik seviyesine gelebilir. Bu projemde çok iddalıyım.

Bir şekilde özel ders veya iyi bir eğitim projesi ile temel iyi bir şekilde halledildikten sonra da elbette iş bitmez, öğrenci yeni konularda anlatılanları çok iyi çalışmalı, özelliklerini kavramalı, uğraşmalı , bol soru çözmeli, problem çözümlerinde sonuca gidebilmek için izleyeceği yolu belirleyerek ve sahip olduğu temelle işlemleri yapmalıdır.

Gerekenler yapıldığı taktirde matematikte başarılı olunacaktır. aslında matematiğin o sihirli dünyasından içeri girebilenler dersi çalışırken, problemleri çözerken büyük zevk de alırlar.

Ama durup dururken de matematik kapılarını kimseye açmaz. Uğraşmak, emek vermek, gerekenleri yapmak lazımdır. 

Öğrencilerin ders çalışmak yerine yaptığı çeşitli filler ; gezmek-tozmak, tv izlemek, internette chat gibi gereksiz sitelerde gezmek, bilgisayarda oyun vb. şeyler geçici anlık zevkler verirken, öğrencinin en kıymetli hazinesi olan zamanı da cömertçe harcarlar öğrenciye hiçbir şey de kazandırmazlar.

Bunun yerinde planlı-programlı bir hayat, derse ve eğlencelere ayrılmış ideal vakitler öğrencilere daha çok ve kalıcı zevk verecektir, ilmin kapılarından içeri girebilmiş pek çok kişi asıl zevki görmüş ve vakitlerinin büyük kısmını ilme ayırmışlardır. 

İçinde bulunduğumuz evren matematik dille yazılmış büyük bir kitabtır, bu kitabı iyi ve doğru okuyabilmek için matematiğe mecburuz, ayrıca matematiği iyi olan birçok öğrencinin diğer dersleri de iyidir, eğer iyi değilse de bu çalışmamaktan,o derslere çalışırken sıkılmaktan kaynaklanmaktadır.

Yani matematikteki başarı fen derslerindeki başarıyı da beraberinde getirirken, sözel derslerde de başarıyı artırmaktadır.

Matematik insanın düşünme kabiliyetini geliştirmekte, olaylara ve problemlere farklı bakış açıları ile bakabilmeyi de sağlamaktadır.

Matematikte problemleri çözerken sosyal problemleri de insan daha ayrıntılı irdeleyebilir, göremediği farkedemediği boyutları anlamaya başlayabilir...


Matematikte başarılı olabilmek için;

1. Sorunun nedeni iyi teşhiş edilmelidir; temelde problem varsa o halledilmeli, motivasyon problemi var ise gerekli rehberlik desteği ile öğrenci motive edilmeli veya başka bir problem var ise onun üzerine gidilmelidir ama en yaygın problem temel eksikliğidir.

2. Öğrenci psikolojik destek, rehberlik faaliyetleri ile bilinçlendirilmeli ve düzenli bir hayat tarzına geçiş yapmalıdır.Öğrencinin hedefi olmalıdır.

3. Matematik hiyerarşik bir yapıya sahiptir, başarı için süreklilik şarttır. Konular birbirleri ile bağlantılı olduğundan 2-3 ay çalışmayıp sonra çok çalışılarak başarılı olunmaz. Sürekli ve istikrarlı bir çalışma gerekmektedir.

4. Matematikte konunun kavranması ile iş bitmez hatta yeni başlar, konu ile ilgili birçok soru tipi söz konudur ve teorik olarak sonsuz farklı tipte soru tipi de olabilir. hepsini çözmek mümkün olamayacağına göre sık kullanılan ve sorulan soru tipleri ile uğraşılmalı, bol bol egzersiz yapılmalı öğrenci kendi algoritmasını kurup yürütecek seviyeye gelmelidir. Yani soru çözmek en az konu çalışmak kadar belki de daha da önemlidir. Bol bol soru çözmeden başarı beklenmemelidir.

5. Birçok öğrenci matematik çalışmaya başlar, biraz uğraşır zorlanınca da hemen bırakır. Öğrenci hemen pes etmemeli anlayabilmek için uğraşmalı, emek vermelidir. 

Çevresindeki imkanlardan (matematikten anlayan bir akraba, komşu, öğretmeni gibi) faydalanmalı karşılaştığı engellerden kaçmak yerine üzerlerine gitmeli ve aşabilmek için de elindeki imkanlardan faydalanmalıdır. İnsan sosyal bir varlıktır her şeyi kendi halledemez gerekince yardımlaşır.

6. Dersler çok iyi dinlenmeli ve aynı gün evde tekrar edilmelidir. Her derste yeni birçok kural, kavram, soru tipi öğrenilecektir. tekrar çok önemlidir, hoca aynı şeyleri ekseriyetle anlatmayacağına  ve yeni anlatacağı şeyler de öncekilere bağlı olduğuna göre tekrar şarttır.

7. Matematik gözde fazla büyütülmemeli, “anlayabilirim, başarabilirim” mantığı ile matematiğe yaklaşılmalıdır ve gerçek olan da budur. Gerekli mesaiyi harcayan herkes matematiği kendine yetecek ölçüde anlayabilir ve anlamalıdır da. 

Tüm öğrencilere matematik dolu günler dileği ile, hepinize derslerinizde   ve   sınavlarda başarılar.

Bora Arslantürk
boramat@gmail.com


etiketler: matematik öğrenmek, sıfırdan matematik, sıfırdan matematik öğrenmek, matematik öğrenimi, temel matematik, matematik öğrenmek artık çok kolay, sıfırdan matematik öğrenmek için neler yapmalıyım?, matematik öğrenmek istiyorum, 0'dan matematik öğrenmek istiyorum, matematik öğrenmek istiyorum nereden başlamalıyım?, matematik öğrenmek için en iyi kitap, matematik öğrenmek istiyorum video, matematik öğrenme metodları, matematik öğrenme yöntemleri, matematik öğrenmek neden zordur?, 0'dan matematik, matematik nasıl öğrenilir?, matematik eğitimi

Post Top Ad